Şehrin bizi içine hapsettiği gürültülü ortamından uzaklaşmak için en rahat yoludur doğayla buluşmak. Doğa ile buluşmak yaşadığımız toprakların da öğretmesi ile ilk olarak pikniklerle,kısa doğa yürüyüşleri ile başlar. Ancak günübirlik bu doğa ile kavuşma seansları bünyemize yetmez ve daha fazlasını isteriz. Artık zehri vücudumuza almışızdır. Doğada daha fazla kalma isteği zamanla geceyi milyonlarca yıldızın altın geçirme fikri ile olgunlaşmaya başlar. Ancak şehir hayatı sayesinde bir yanlış vardır ki o da vahşi doğada gece kalmak hayvan,soğuk vs tehlikelerden dolayı hep korkulan bir eylem olmuştur. Ancak bir kez yıldızlar altında konaklayan kişi farkedecektir ki şehir hayatı daha tehlikeli ve ucuz yaşamla çevrilidir. Doğaya karışırken,gerek ekstrem doğa sporları yaparken, gerek kamp atarken gerekse küçük trekking gezilerinde unutmamamız gereken ilk kural doğa ana bizden herzaman güçlüdür ve biz onunla mücadele etmiyoruz sadece varlığına zarar vermeden ona eşlik ediyoruz.

KAMP HAYATINI BİRKAÇ BAŞLIK ALTINDA TOPLAMAK GEREKİRSE;

1)Kamp hayatına ilk adımı atarken dikkat etmemiz gereken ve hayati önemler taşıyacak kurallar vardır.

*Yürüyüşleriniz esnasında daha önce kullanılmış, mevcut patikalardan faydalanın. Kestirme ve yeniyollar yaratmayın.

*Mümkün olduğunca ve her zaman daha önce kamp yapılmış alanları kullanın.

*Tuvalet ihtiyaçlarınızı su kaynakları, patikalar ve kamp yerlerinden uzakta giderin.

*Ateş yakmak yerine bir ocak kullanın. Ateş yakmanız gerekiyorsa da daha önce yakılmış yerleri kullanın. Ateşinizin söndüğünden emin olmadan da kamp yerinden ayrılmayın.

*Temizlik ihtiyaçlarınızı su kaynaklarını ve kamp alanını kirletmeyecek şekilde ve çevreye zarar vermeyecek maddeler kullanarak yapın.

*Çiçekler, çimenler ve diğer bitki örtüsünü, kayalar ve çevre dokusunu bozacak, zarar verecek eylemlerden uzak durun.

*Vahşi yaşama hiçbir şekilde müdahale etmeyin. Çevredeki hayvanları kendi haline bırakın kesinlikle beslemeyin.

*Sadece kendi çöplerinizi değil, tüm ekibin hatta sizden önce bırakılanları da bir çöp torbasında toplayıp şehre kadar taşıyın. Eğer taşımanız mümkün değilse son çare olarak çöpleri yakarak imha edin.

2)Kamp yeri seçiminde dikkat edilmesi gerekenler.

*En güzel kamp yeri bir ormanın ortasında, ağaçların seyreldiği meydanın ağaçlara yakın kısmıdır.

*İçme ve kullanma sularına yakın olmalıdır. Ancak suyun az bulunduğu bir bölgede iseniz kaynak kampınıza çok yakın olmamalıdır. Civardaki vahşi hayvanlar susuzluğa bir müddet dayanırlar, sonra her şeyi göze alarak su içmek için kampın ortasına kadar gelirler.

*Kamp yeriniz kurumuş dere yatakları, vadi tabanları gibi çukur bir alanda olmamalıdır. Çok güçlü olarak gelebilecek suların biriktiğinde göl altında bırakmayacağı bir alan olmalı.

*Bir tepenin eteğinde olmamalıdır. Tepeden birden bire bir nehrin geldiğini, kocaman yuvarlak bir kayanın yuvarlandığını hayal edin, bunlar çadırınıza kadar gelememelidir.

*Dümdüz bir alanda kamp kurulmaz, biraz eğimli olmalıdır. Devamlı sağanak yağmur yağabileceğini düşünün. Böyle durumlarda düz alan su altında kalır.

*Ağaçların altında olmamalıdır. Ağaçların üstündeki, kurumuş ve ya kırılmış dalların bir rüzgârda çadırınızın üstüne düşmesi söz konusudur. Ayrıca yağış dursa bile ağaç altlarında bir müddet daha devam eder. Çadırınız rutubetten kurtulamaz.

*Tam tepe noktalarda, Selvi gibi uzun ve tek ağaçların dibinde olmamalıdır. Bu gibi yerler, şiddetlirüzgâr alır, yıldırım çekebilir.

*Rüzgâra açık alanlarda olmamalıdır. Yöredeki hâkim rüzgârları yerlilerinden öğreniniz. Eğer hâkim rüzgâra açık bir alanda kampınızı kurarsanız, ateş yakamazsınız, yemek pişiremezsiniz.

*Bataklık arazilere yakın olmamalıdır. Bataklıklar, rutubet, sinek, yılan gibi özelliklerini kendisinden kilometrelerce ötelere kadar iletebilir.

*Yerleşmelere yakın olmamalıdır. Biz doğaseverler tabiatta zararı, vahşi hayvanlardan değil genellikle insanlardan görürüz. Yerleşmelerdeki sarhoşları, hırsızları, unutmayın.

*Kış kamplarında, çığ tehlikesi olmayan yerler seçilmelidir. Tepe eteklerinden, yalçın kaya diplerinden uzak durulmalıdır.

*Kış kamplarında rüzgarsız yerler seçilmemelidir. Yaz kamplarının tersine, kış kamplarında rüzgâr, aranan bir faktördür. Rüzgâr alan yerlere kar yığılmaz, hatta yağan kar bile uçup gider. Rüzgarsız yerlere ise rüzgârın taşıdığı karlar bile gelip yığılır.

*Çadır kurulacak zemin kayalık olmamalıdır. Zemindeki engebeler, dikenler, taşlar, kayalar geceleri ıstıraba sebep olur. Zeminin tercihen, çimenlik olması lâzımdır.

3)Kampa giderken hangi malzemeler ve giysiler götürülür

Doğa sporları giysi ve malzemeleri, özellikleri ve seçenekleri oldukça fazla olan bir çeşitliliğe sahiptir.

Önemli olan, bu seçenek zenginliği içinde aradığınız bulmak değil, sizi kuru, konforlu ve güvende olmanızı sağlayacak malzemeleri seçmenizdir. İşte doğada kalmaya karar verdiyseniz, yanınıza bulunması gereken örnek bir malzeme listesi;

*Su geçirmeyen bir sırt çantası,

*Mevsime uygun ve hafif bir çadır,

*Mat ve uyku tulumu,

*El feneri, pil ve yedek pil (pillerin kuru kalmasına dikkat edin)

*Mutfak malzemeleri ve kamp ocağı

*İlk yardım seti

*İp, Kamp bıçağı ve çakı

*Düdük, pusula ve harita

*Tuvalet kağıdı, Sabun, ve nemli ayakla yatmamak için Ayak pudrası

*En az 1 litrelik Matara

*Çeşitli sağlam poşetler ve kişi başı 1 adet battal boy çöp poşeti

*Yağmurlu havalar için yağmurluk ve büyük boy kalın muşamba

*Magnezyum çubuğu, Kibrit ve Çakmak

*Ayakkabı ve giysiler

*Havlu veya mikrofiber bezler.

*Cep telefonu, güneş enerjili şarj aleti ve varsa telefonun yedek pili.

*Dikiş seti (iğne iplik yedek düğme)

*Nemli odunları tutuşturmak için jel veya sıvı tutuşturucu

*soğuk havalar için sıcak su torbası.

4)Çadır alırken dikkat edilecekler

Kullanılan malzemeye göre kamp çadırları, hacmi arttıkça ağırlığı da o oranda artar. Dolayısıyla, eğer kamp alanına araçla değil de yürüyerek ulaşacaksanız, sırtınızda taşıyacağınız her gram yorgunluğunuzu artıracaktır. Kamp alanına ulaşmak için uzun bir yürüyüş sizi bekliyorsa sırtınızda (bazen de elinizde) 3-4 kiloluk bir çanta taşımak bir süre sonra keyif değil, azap olmaya başlayacaktır.

Tabii soğuğa dayanıklı çadırlar da haliyle, yazlık veya 3 mevsim çadırlardan ağırdır. Fakat bu ağırlığa katlanmak, gece boyu titremekten daha çok tercih edeceğiniz bir külfet olmalı. Önce sağlık! “Doğru etkinliğe – doğru malzeme” ilkesini aklınızda bulundurarak, hangi mevsimde kampa gidecekseniz, ona uygun bir çadır alışverişi yapmanızda fayda var. “En iyisi olsun, her koşulda kullanayım” deyip, pahalı ve ağır bir 5 mevsim ekspedisyon çadırıyla ilk baharda kamp yapmak ne kadar doğru olmayacaksa, “ucuz ve hafif” olsun deyip ince bir 3 mevsim çadırıyla yağmurlu (veya karlı) geçmesi muhtemel kamplara da gitmek tehlikeli ve sağlıksız olacaktır. Kamp çadırları malzeme ve kişi sayısına göre de sınıflandırılırken ana sınıflandırma kriteri mevsim ve hava koşullarına göre yapılır.

**Çadır çeşitleri;

*3 MEVSİM ÇADIRLARI En popüler çadırlardır. Yükte hafiftirler. İlkbahar, yaz ve sonbahar aylarında

konforlu bir kamp deneyimi sunarlar. İç – dış tenteli veya yalnızca tek tenteli modelleri bulunur. İki tenteli modeller istenirse çok sıcak akşamlarda yalnızca iç tente ile birlikte kullanılabilir. Böylece serin bir gece geçirmek, yıldızları izlemek ve aynı zamanda sivrisinek ve böceklerden uzak durmak mümkün olur. Tek tenteli modellerde hava akımı az olacağından içerideki sıcaklığın artmasına sebep olur ve bazı yaz akşamlarında konforsuz bir gece geçirmenize sebep olabilirler. Ayrıca -içinde tül katmanı olmayan- tek tenteli çadırlarda çadırda kalanların nefeslerinin yoğunlaşmasıyla iç kısımlarda “terleme” dediğimiz ıslaklıklar oluşur. Dar alanlı çadırlarda malzemeleriniz, eliniz – kolunuz çadırın iç kısmına dokunduğunuz anda ıslanır ve rahatsız edici olabilir. Bu çadırlar ilkbahar ve yaz yağmurlarında sizi kuru tutar.

*4 MEVSİM ÇADIRLARI Üç mevsim çadırların geliştirilmiş hali olarak düşünebiliriz. Rüzgâr, yağmur ve kara karşı daha dayanıklıdırlar. Nispeten sert hava koşullarında kullanılabilirler. Bu çadırlarda daha sağlam ve su geçirmez kumaş, sağlam poller ve daha kalın taban kumaşı kullanılır.

*5 MEVSİM ÇADIRLARI Bu çadırlar her türlü hava koşuluna dayanacak şekilde tasarlanmıştır. En sert rüzgârlar, şiddetli kar ve yağmurda dahi güvenle kalabileceğiniz çadırlardır. Daha sert poller, daha kalın kumaş kullanıldığından, haliyle, diğer çadırlara göre daha ağırdırlar.

Gelin özetleyelim;

Kamp çadırı seçerken; Doğru hacimde,Doğru mevsime göre,Taşıyabileceğimiz ağırlıkta (!) bir ürün seçmeye dikkat edeceğiz. Kamptan keyif alabilmemiz için sağlığımız da yerinde olmalı. Kamp malzemelerinin belki de en önemlisi olan kamp çadırı, taşırken çileye dönüşmemeli ama içine girdiğinizde de ihtiyaçlarınıza uygun olmalıdır.

5) Uyku tulumunda sıcak kalmanın koşulları

*Tuluma girmeden önce tulumunuzu silkeleyerek iyice kabarmasını sağlayın. Bildiğiniz gibi ısı yalıtımını sağlayan şey durağan havadır ve tulumunuzun içindeki yalıtım malzemesi ne kadar iyi kabarırsa o kadar iyi yalıtım sağlar.

*Mutlaka iyi bir mat kullanın. Matınız yetersiz ise o zaman yedek giysi ya da çantanızla matınızın altına takviye yapın. Soğuk bir zemine temas ederek ısı kaybediyorsanız tulumunuzun iyi olması bir şey ifade etmeyecektir.

*Tuluma girmeden önce kuru giysiler giyin. Yürüyüş sırasında giydiğiniz hafif nemlenmiş giysi ya da çoraplarla uyumak ısı kaybınızı büyük ölçüde arttıracaktır.

*Uyku tulumunuzu kuru tutun. Faaliyet sırasında fırsatınız oldukça tulumunuzu havalandırarak kurumasını sağlayın. Çanta içinde tulumunuzu mutlaka su geçirmez bir torba içinde saklayın.

*İyi bir akşam yemeği vücudunuzun gece boyunca enerji seviyesini koruyabilmesi için çok önemlidir.

*Sıvı alın. Su olmadan vücudunuz yediğiniz şeyleri kullanılabilir enerjiye çeviremez.

*Tulumun boyutunun size uyduğundan emin olun. Gereğinden büyük bir tulum içerisinde ısıtmanız gereken durağan hava daha fazla olacaktır.

*Tuluma girmeden önce yapacağınız hafif bir yürüyüş tuluma girdiğinizde sıcak olmanızı sağlar. Bu sırada terlememeye özen göstermelisiniz.

*Tulumun içinde fazla boşluk varsa giymediğiniz polar gibi giysilerinizi tulumun içine alıp boş alanları doldurabilirsiniz.

*Aşırı soğuk koşullarda tulumun içine ilk girdiğinizde ısınabilmek için su geçirmez bir kap veya varsa sıcak su torbasına sıcak su koyarak tulumun içine alabilirsiniz. Eğer bu alternatifiniz yoksa ateş etrafını çevrelediğiniz taşlardan birini bir polar veya havluya sararak tulumunuzda ayak ucunuza koyabilirsiniz.

* Çadır içerisinde tek kalınması çadırın iç ısısını düşürecektir. Çok soğuk durumlarda ışıma ile ısı kaybını ortadan kaldırmak için alüminyum battaniyeye sarınmalı veya alüminyum mat kullanılmalıdır.

ÖNEMLİ NOTLAR:

Çakı ve çok amaçlı kürek gibi pek çok farklı işlevde kullanılabilecek araçlar elbette büyük fayda sağlıyor. Fakat bu aletlerin olabildiğince kaliteli ve sağlam olanlarını tercih etmeliyiz. Bir fonksiyonunu kullanırken kırılan bir alet, diğer fonksiyonlarını kullanmanızda da engel çıkaracaktır. Söz konusu doğa’da geçirilecek hayat idame durumlarıysa, masraftan kaçmak doğru olmayabilir.

Tok tutan ve enerji veren hafif bayatlamayan peksimetlerdir. Enerji verir. Tok tutar. Biz bunları şu şekilde hazırlayabiliriz: Bir parmak kalınlığında dilimlediğimiz ekmekler ızgara veya fırında renkleri dönene kadar kızartılır.İnce bir kat tereyağı sürüp üzerine tuz ve kekik ekilir.Tere yağını iyice emen ekmekler hava almayacak poşetlere konulur. Bu şekilde hazırlanan ekmekler bayatlamadan 3-4 gün boyunca kullanılabilir.

KAMPLAR İÇİN Bİ KAÇ İPUCU

* Çadır zeminini köpük malzemeyle kaplayabilirsiniz Çadırınızı kurduktan sonra içeri girince farkettiğimiz çıkıntılar veya ufak çakıllar sırtımızı rahatsız eder. Hem bunlardan korunmak hem de mat’a ilave olarak ikinci bir yalıtım malzemesi olarak köpük zeminleri kullanabilirsiniz. Çok hafif olan bu malzemenin maliyeti de oldukça düşük.

* Su bidonundan dev gece lambası yapın. Kafa fenerinizi su dolu bir plastik bidona, ışık kısmı içeri bakacak şekilde takın. Çadırınızın içinde veya kamp alanınızda kuvvetli ve yumuşak bir ışığınız olsun.

* Tek kullanımlık mini diş macunu, antibiyotik krem veya baharatlığınızı kendiniz hazırlayın. İstediğiniz boyda tek kullanımlık, az yer kaplayan kaplar yapabilirsiniz. İki ucunu yakarak mühürleyeceğiniz pipetlerin üzerine de (eğer pipetiniz şeffaf değilse) içindeki malzemenin ne olduğunu cam kalemiyle yazabilirsiniz. Böylece hem yerden tasarruf etmiş, hem de baharat gibi malzemelerinizin ıslanmamasını sağlamış olursunuz. Aynı teknikle, pipet içine kibrit, acil durum ilaçları gibi ıslanmamasını istediğiniz, küçük boyutlu her şeyi yerleştirebileceğinizi aklınızdan çıkarmayın .

*. Kemeriniz ve birkaç kanca (veya karabina) ile ağaç üzerine kullanışlı askılıklar yapabilirsiniz.

*. Sinekleri uzak tutmak için kamp ateşinize bir demet adaçayı atın.

*Ormanlık alanlarda yürüşe çıkacağınız zaman arkanızda yolu bulmak için mutlaka izler burakın çünkü koruluk ve ormanlık bir alanda kaybolduğunuzu anlamazsınız bile. İşaret için parlak doğaya zıt renkli bezleri ağaçlara bağlayabilir veya BABALAR diye tabir ettiğimiz büyükten küçüğe taşları üst üste koyarak kuleler yapabilirsiniz.

* Mikrofiber’in gücü! Yanınızda mutlaka mikrofiber bez ve havlular olsun. Hem çok hafif, çok ince ve çok su tutabilen bu havlular, aynı zamanda da çok çabuk kuruyabilme özelliğine sahiptir.

* İdeal kamp yemeği aslında çok kolay Kamp alanında veya evde hazırlayacağınız yemek karışımınızı alüminyum folyoda hazırlayın. İster ateş sönünce külünde, ister ateşin üzerinde pişirin. Sebze ve etler baharatlarıyla beraber paketlenmiş şekilde. Dikkat: Alüminyum folyoyu açarken içinde biriken sıcak buhara dikkat. İpucu: Ete değen alüminyum çok da sağlıklı bir şey değil. Piyasada içi pişirme kağıdı, dışı alüminyum olan folyolar var. Bunları tercih ederseniz daha sağlıklı bir öğün yiyebilirsiniz. Eğer bu kağıt bulamazsanız yağlı kağıt kullanabilirsiniz.